|
|
EDİTÖR'den
Doç. Dr. S. Ezgi Gülmez
Değerli okurlarımız
E-bülten'in, 2012 yılının beşinci sayısını sizlerle buluşturmaktan mutluyuz.
Yine dolu dolu bir içerikle karşınızdayız.
Bildiğiniz gibi, Türk Farmakoloji Derneği, 7 Mayıs 2012 tarihinde İzmir'de “Biyofarmasötikler ve Biyobenzerler” konulu bir Sempozyum düzenliyor. Bizler de, okuyucularımız ve toplantı katılımcıları için yararlı olacağını umarak, e-bülten'in Mayıs sayısını bu konuya ayırdık. Ayrıca, konuyla ilgili olarak yeni belgelerin yanısıra, hem Avrupa İlaç Ajansı'nın hem de Sağlık Bakanlığı, İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü'nün yayımladığı kılavuz ve belgeleri, bir kez daha anımsatmak üzere, e-bülten Haberler köşesinde yeniden yayımlıyoruz.
Bu sayımızdaki katkılardan ilki, “Biyobenzer (Biosimilar) İlaçlar” başlıklı yazısıyla, Prof. Dr. İlker Kanzık'tan.
Biyobenzer ürün/ilaçların hematoloji ve nefrolojide kullanımlarını, bir klinisyen bakış açısıyla ele alan Prof. Dr. Muhit Özcan “Hematolojide Biyobenzer İlaçlar” ve Doç. Dr. Ülkem Yakupoğlu da “Nefrolojide Biyobenzerler” başlıklı yazıları ile katkılarını sundular.
Aynı konudaki son katkı da, “Recombinant Human Insulin and Insulin Glargine: How to Deal with Biosimilars” başlıklı yazısı ile, Sanofi Diabet Bölümü Proje Direktörü Prof. Dr. Heinz Hänel'den.
Böylece biyobenzerler konusunu, disiplinlerarası bir yaklaşımla, hem klinik farmakolojik, hem de klinik nefroloji, klinik hematoloji ve klinik endokrinoloji alanlarından sağlanan görüşlerle ele almaya çalıştık.
Mayıs 2012 sayımızla “e-bülten yazarlar ailesi”ne katılan yazarlarımıza, değerli katkıları için, bir kez daha içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Keyifle okumanız, değerli görüş ve eleştirilerinizi iletmeniz dileğiyle... |
|
BİYOBENZER (BIOSIMILAR) İLAÇLAR
Prof. Dr. İlker Kanzık
Kurucu Ortak ve Genel Müdür
IDE Farmasötik Danışmanlık Ltd.Şti.
 DNA çift heliks yapısının keşfinden sadece 20 yıl sonra Cohen ve Boyer 1973 yılında ilk rekombinant DNA teknolojisi denemelerini gerçekleştirmiştir. Teknolojideki bu büyük buluş, ilaçlarda yeni bir jenerasyonun gelişmesine yardımcı olmuş ve 1982 yılında rekombinant insan insulin'inin ruhsatlanabilmesini ve tedaviye girmesini sağlamıştır. Bu, pazara ulaşan ilk biyofarmasötik üründür. Bu gelişmelere paralel olarak biyomedikal araştırmalar sayesinde insan vücudundaki moleküler mekanizmaların aydınlatılmasında da büyük ilerlemeler kaydedilmiştir. Bu araştırmalar sonucunda, küçük miktarlarda üretilen birçok proteinin önemli fonksiyonlara sahip oldukları anlaşılmış ve bunlar tedavide uygulanabilirlikleri bakımından ilginç adaylar durumuna gelmiştir.
“Biyofarmasötikler” adı verilen ve biyoteknoloji ürünü olan bu grup ilaçların birçoğu yaşam kurtaran ve/veya yaşam kalitesini büyük ölçüde arttıran ilaçlardır. Gerçekten, son 25-30 yılda bu karmaşık yapıda ve stabil olmayan moleküllerin üretimi ve saflaştırılması büyük ölçüde geliştirilmiş ve klinik uygulamada etkili ve güvenli kullanımları bakımından geniş deneyim kazanılmıştır.
|
|
HEMATOLOJİDE BİYOBENZER İLAÇLAR
Prof. Dr. Muhit Özcan
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi
Hematoloji Anabilim Dalı & BMT, Cebeci Hastanesi, Ankara
 İnsanlar birbirine benzer, ilaçlar da. Bazen yabancı dilde doğan bir kavramı Türkçeye aktarmak gerektiğinde onu tam ve doğru tanımlayan karşılık bulmak kolay değildir. Yaklaşık 20 yıldır kullanımda olan “biyolojik yöntemler kullanılarak canlı hücrelerde(n) üretilen tedavi edici ilaçlar”-biyofarmasötikler- de buna örnek. Vücudumuzda normalde bulunan bazı proteinlerin yüksek molekül ağırlıklı kopyaları olarak tanımlayabileceğimiz bu ileri ürünler, genellikle rekombinan DNA teknolojisi gibi modern yöntemlerle üretilmekte. Bu ürünlerin üretilmeleri ile patent sürelerini doldurmaları bir anda oluverdi sanki. Doğal olarak patent süreleri dolunca jenerikleri (follow on protein products) sahne aldı. İşte bu aşamada isimlendirmek ve sonra da Türkçe karşılık bulmak gerekliydi; biosimilar ve biyobenzer kavramları doğdu. Bunlar halef (ardıl) proteinlerdi ve seleflerine (öncül) ve ana moleküle çok benzemekle birlikte tamamen aynı değillerdi. Tipik biyoilaç küçük moleküllü kimyasal ilaçtan 100-1000 kat daha büyük olup, kimyevi ilacın iyi bilinen tek boyutlu yapısıyla kıyaslandığında üç boyutlu frajil bir yapıya sahip olduğu görülür. Kimyevi ilaçları üretmek ve yapılarını spektroskopik yöntemlerle tanımlamak kolayken, büyük protein biyoilaçların yapısını tanımlayıcı teknikler henüz yetersizdir. Peki neden biyobenzer ilaç peşindeyiz? Yanıt ekonomik olup, maliyetleri azaltma ile ilgilidir.
|
|
NEFROLOJİDE BİYOBENZERLER
Doç. Dr. N. Ülkem Çakır Yakupoğlu
Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi
İç Hastalıkları Anabilim Dalı
Canlı hücrelerden yararlanılarak üretilen biyolojik ilaçlar nefroloji de dahil olmak üzere birçok alanda klinik yararlar sağlamışlardır. Ancak birçok üründe olduğu gibi bu ilaçlar belli bir süre sonra patentlerini kaybetmektedirler. Geliştirilen biyobenzer ilaçların nefrolojideki en yaygın kullanımları kronik böbrek hastalarının yaşam kalitesini ve süresini arttırmada çok önemli rol oynayan aneminin düzeltilmesine yöneliktir.
Son yirmi yıl içinde, kronik böbrek hastalığı (KBH) ile ilişkili aneminin tedavisinde, eritropoez stimüle edici ajanlar (ESA) temel tedavi seçeneği olmuştur. Son yıllarda, KBH'li hastalarda ESA kullanımının belli yönleri, Hemoglobinin ve böbrek yetmezliği sonuçlarının düzeltilmesi (CHOIR), Epoietin beta ile erken anemi tedavisi sayesinde kardiyovasküler risk azaltma (CREATE) ve Aranesp® tedavisi ile kardiyovasküler olayları azaltma çalışması (TREAT) gibi çalışmaların sonucunda tekrar değerlendirilmeye başlanmıştır.1-3 Temel konulardan birisi de, mevcut bulgular ışığında kesin olarak bilinmeyen ve aslında hasta gruplarında farklılık gösterebilen, aneminin düzeltilmesinden sonraki üst hemoglobin tedavi düzeyidir.4 Bir başka belirsizlik de, aneminin düzeltilmesinde ESA'lar ile intravenöz demir tedavisi arasındaki ilişkidir. Bununla birlikte, KBH'ye sekonder aneminin düzeltilmesinde ESA'lar önemli ancak pahalı bir tedavi seçeneğidir.
|
|
RECOMBINANT HUMAN INSULIN AND INSULIN GLARGINE:
HOW TO DEAL WITH BIOSIMILARS
Heinz Hänel, Prof. Dr. phil. nat.
Sanofi Diabetes Division
Biopharmaceuticals have much higher molecular weights and are intrinsically far more complex as a result of having distinct primary, secondary, tertiary, and quaternary structures. Manufacturing of biologics is a sophisticated, multistep process that involves culturing the cell line derived from the expression system. Each host cell introduces unique modifications creating a specific “fingerprint” of the master cell on the final product. Any differences in the manufacturing process of biopharmaceuticals can therefore result in different products.
So-called biosimilars for recombinant human insulin and insulin glargine have been granted market access in a number of countries, such as China, India, Pakistan, Peru, Thailand, and Mexico, where current biosimilar regulations are unclear or in flux. In these cases, in which a biological medicinal product has been developed on its own and not directly compared and analyzed against a licensed reference biological according to established biosimilar regulations, a more appropriate terminology to use for such products is “non-innovator biologic”, rather than biosimilar.
Clinical efficacy of biosimilar insulin may be influenced by numerous factors such as physical stability, formulation, or batch-to-batch variability. Despite the administration of identical units of biosimilar insulin, unpredictable differences in glycemic effects can appear if substantial batch-to-batch variability arises during manufacture of the product or by accelerated loss of activity of the compound due to variations in physical stability.
|
|
|
Haber ve Duyurular
|
Sağlık Bakanlığı, “Birinci Basamağa Yönelik Tanı ve Tedavi Rehberleri 2012” taslağını yayımladı. Rehberler ile ilgili geri bildirimlerinizi, “geri bildirim formu”nu kullanılarak iletebilirsiniz.
|
|
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Klinik İlaç Araştırmaları Başkanlığından Duyuru: Klinik İlaç Araştırmaları başvuru formları güncellendi (Haberin yayımlanma tarihi 10 Nisan 2012).
|
|
Avrupa İlaç Ajansı, yeni farmakovijilans mevzuatının tanıtımı hazırlıkları kapsamında, PSUR için, AB referans tarihler taslak listesi ile ilgili geri bildirimleri bekliyor (Haberin yayımlanma tarihi 4 Nisan 2012).
|
|
“Uppsala Reports UR57 April 2012” sayısı yayında.
|
|
Avrupa İlaç Ajansı, biyobenzer ürünler ile ilgili yasal prosedürler üzerine yeni bir belge yayımladı (Haberin yayımlanma tarihi 11 Nisan 2012).
|
|
Avrupa İlaç Ajansı’nın Biyobenzer ürünler ile ilgili yayınladığı kılavuzlar, belgeler:
|
|
Avrupa Jenerik İlaçlar Derneği’nin Biyobenzer Ürünler ile ilgili yayınladığı el kitabı:
|
|
İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğü’nün, Biyobenzer Tıbbi Ürünlere İlişkin Kılavuzu:
|
|
“European Forum for Good Clinical Practice”, Avrupa’da yürütülen klinik araştırma projeleri protokollerinin etik değerlendirme prosedürlerini yayınladı. Ekte, Türkiye ile ilgili belgeyi bulabilirsniz (The EFGCP Report on The Procedure for the Ethical Review of Protocols for Clinical Research Projects in Europe (Mar 2012), Turkey).
|
|
Avrupa İlaç Ajansı, 3 Nisan 2012’de yayımladığı rapora göre, “Çıkar Çatışması” ile ilgili politikasını daha da ciddileştiriyor. Ajansın, 22 Mart 2012 tarihinde yaptığı yönetim toplantısında kabul edilen güncellenmiş yeni politika, Eylül 2011’den beri geçerli olan önceki kuralların yerini alacak (Haberin yayımlanma tarihi 3 Nisan 2012).
|
|
Avrupalı düzenleyiciler, onaylanmış ilaçlarla ilgili klinik araştırma verilerinin tamamının yayınlanması için ileriye dönük bir yol öneriyor (Haberin yayımlanma tarihi 11 Nisan 2012).
|
|
İlaçlara uyunç tanımı için yeni bir taksonomi üzerine, BJCP’de yayımlanmış makale:
Vrijens B., De Geest S., Hughes DA, Przemyslaw K, Demonceau J, Ruppar T, Dobbels F, Fargher E, Morrison V, Lewek P, Matyjaszczyk M, Mshelia C, Clyne W, Aronson JK, Urquhart J, for the ABC Project Team. A new taxonomy for describing and defining adherence to medications. British Journal of Clinical Pharmacology 2012; 73(5): 691–705.
|
|
Düşük ve yüksek sodium diyetinin, kan basıncı, renin, aldosteron, katekolaminler, kolesterol ve trigliserid üzerine etkilerinin araştırıldığı özel bir derleme (Cochrane):
Graudal NA, Hubeck-Graudal T, Jürgens G. Effects of Low-Sodium Diet vs. High-Sodium Diet on Blood Pressure, Renin, Aldosterone, Catecholamines, Cholesterol, and Triglyceride (Cochrane Review). American Journal of Hypertension (2012); 25(1): 1–15.
|
|
Birinci basamak tedavide off-label ilaç reçetelenmesi üzerine Archives of Internal Medicine’da yayımlanmış makale ve Editoryal görüş:
Eguale T, Buckeridge DL, Winslade NE, Benedetti A, Hanley JA, Tamblyn R. Drug, Patient, and Physician Characteristics Associated With Off-label Prescribing in Primary Care. Arch Intern Med. Published online April 16, 2012. doi:10.1001/archinternmed.2012.340.
|
Kongre, Sempozyum, Kurs Duyuruları
|
Türk Farmakoloji Derneği, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı işbirliğiyle, 7 Mayıs 2012 Pazartesi günü İzmir, Ege Palas’ta “Biyofarmasötikler ve Biyobenzerler Sempozyumu” düzenlemektedir.
|
|
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Viyana Klinik Araştırmalar Okulu (VSCR) ortaklığıyla Ankara Bilkent Otel’de yapılacak ve katılımcılara uluslararası akredite sertifika verilecek olan eğitimler:
25-26 Kasım 2012: “İyi Klinik Uygulamaları’na Giriş - Introduction to Good Clinical Practice”
10-11 Aralık 2012: “Biyoistatistiğe Giriş - Introduction to Biostatistics” |
“Causality Assessment in an Evolving Pharmacovigilance Landscape”. Uppsala Monitoring Centre Research Conference, 24-25 Mayıs 2012 Uppsala, İsveç.
|
|
“28th International Conference on Pharmacoepidemiology & Therapeutic Risk Management”, bu yıl 23-26 Ağustos 2012 tarihlerinde, Barselona / İspanya'da düzenleniyor.
|
|
ISoP, Berlin'de, 11-12 Haziran 2012 tarihlerinde, “New EU Post-Licensing Legislation and Benefit-Risk Management” ile “Future Perspectives for EU Pharmacovigilance” konularında olmak üzere ve paralel olarak yürütülecek iki ayrı eğitim kursu düzenlemektedir.
|
|
30 Ekim - 2 Kasım 2012 tarihlerinde, Cancun / Meksika'da düzenlenecek olan 12. ISoP Kongresi için bildiri gönderimi başladı. Bildiriler, 31 Mayıs tarihine kadar gönderilebilinir.
|
|
Aarhus Üniversitesi (Danimarka), 18-22 Haziran 2012 tarihlerinde, “Issues and Methods in Pharmacoepidemiology” konulu bir kurs düzenlemektedir. Kurs dili, İngilizce'dir. Katılımcı sayısı 40 ile sınırlandırılmıştır ve 7 Mayıs 2012 tarihine kadar kaydolunabilinir.
Aarhus University University Faculty of Health
Issues and Methods in Pharmacoepidemiology, Reg No 195-12/02
Dates: June 18th – 22nd 2012
Secretary: Inger Koudal Bach
Application deadline: 7-5-2012
|
|
EACPT Yaz Okulu bu yıl, “Eğitim” temasıyla, 23-25 Ağustos tarihleri arasında Amsterdam’da düzenleniyor.
|
|
Dünya Sağlık Örgütü’nün 2 yılda bir düzenlediği “WHO Expert Committee on Selection and Use of Essential Medicines” toplantısının 19.cusu, 2013 yılının ilk yarısında gerçekleştirilecek. DSÖ, bu toplantılarında, erişkin ve çocuklarda kullanılan ilaçların etkililik, güvenirlik ve cost-effectiveness profillerini, en son bilimsel kanıtlar çerçevesinde değerlendirmekte ve böylece “WHO Model List of Essential Medicines” güncellemekte.
|
|
|
|